Saykomatrixx's Blog

Mart 8, 2010

2010 OSCAR Ödül Töreni ve Kazananlar

Törenin uzun saatler süreceği ve sabahı bulacağını düşüncemin doğru olduğunu saat 4:45 te uyandığımda anladım çünkü kırmızı halı geçişi yeni bitmiş ve büyük ihtimalle Oskar ödül dağıtımı yeni başlamıştı. En iyi film dalında ödülü alan “The Hurt Locker” benim için en büyük süpriz oldu. Özellikle barış, asker çekme, savaşı bitirme gibi konuların tartışıldığı bir vakitte Amerikan Film Akademisinin bir savaş filmine bu ödülü vermesi oldukça dikkat çekici. Kendi hesabıma filmi seyretmedim. ancak duyduğum yorumlar, okuduğum yazılar filmin yine Amerika ve Amerikan bakış açısı ve perspektifi yansıttığı, adalet insan hakkı, demokrasi gibi ağır konuları teğet geçtiği yönünde. Tabi ki asıl kanı izleyince oluşacaktır. En iyi film ödülünden önce açıklanan en iyi yönetmen ödülünü “Cathrine Bigelow” un aldığını duyduğumda en iyi film ödülünü Avatar alacak dedim kendi kendime. Çünkü akademi üyelerinin başbaşa giden böyle yarışlarda bir ödülü bir filme ve diğerini öteki filme vermek gibi bir huyları vardı ancak bu sefer yanıttılar ve en prestijli iki ödülü, “The Hurt Locker” filmine vererek hem bir bayan yönetmeni yücelttiler, hem de büyük bütçenin, elde edilen gişe hasılatının pek gözlerini boyamadığını ima ettiler. Bence en iyi film ödülü her halükarda “Avatar” a gitmeliydi. Getirdiği yenilikleri, görsel şöleni ve eğlence sektörünün sıkışıp kapana kısıldığı bu zor zamanlarda devrimsel değişikliğe yaptığı öncülük ile sonuna kadar en iyi film ödülünü hak ediyordu. Sağlık olsun, James Cameronun filmi gönlümüzün şampiyonu olarak kalacakmış.

En iyi erkek oyuncu oscarını alan “Jeff Bridges” kesinlikle hak ediyordu bu ödülü. İzlememe rağmen herkesin ortak kanısı bu filmin ne yönetmen ne senarist ne de prodüktörlerin filmi olmadığı bir Jeff Bridges filmi olduğu yönündeydi. Bir aktör bir filmi, yönetmeni, senaristi, yapımcıyı ancak bu kadar taşıyabilirdi ve ayrıca akademinin Jeff Bridges’a bir borcu vardı. Bu borcunu ödedi diyebiliriz.

En iyi kadın aktris ödülünü alan “Sandra Bullock” ilk adaylığı ile ödülü kazanmayı başardı. Akademinin sevdiği “Real Life Story” gerçek hayat hikayesi bir senaryo ile bu ödülü kazanan Bullock favoriler arasında olsa da Helen Mirren ve Meryl Streep gibi duayenlerin adaylığı arasında pek öne çıkamıyordu. akademi “amerikan rüyası” hikayesinin yine her zaman ödül kazandırdığını, aktörlerin ve aktirislerin kafasına işledi.

En iyi yabancı dilde film ödülünü kazanan Arjantin yapımı bizim oscar adaylığı için çırpınan bazı bireylerimize ders olsun. Daha amerika da gösterilmeden böyle bir ödülü alabiliyormuş demek ki bir film. Mesaj vereceğim, insanları aptal yerine koyup anlatmaya çalıştığım mesajı göresli bir de kelimelere dökeceğim diye uğraşan yetersizlere duyurulur.

Yardımcı kadın oyuncu ödülünü alan “Monique” kimdir nedir bilmiyorum. Precious filminin gerçekten kapitalist sistem yarenlerinin suratına bir toplumsal gerçeklik olarak akşedildiğini düşünüyorum. Böyle filmleri baş tacı edip ne kadar güzel ve önemli olduklarını yazıp çizerler ama sistemlerinde, işleyişlerinde değişen hiçbir şey olmaz Kapitalistlerin. Çünkü statükoyu korumak, var olanın yıkılmasını engellemek, Amerikan rüyasının temeli herşeyi başarabilir ve engelleri yıkabilirsin olsa da, sistemin görevidir. Size bazı şeyler değiştirilmiş, iyileştirilmiş gibi gelir belki, misal Barrack Obamanın başkanlığı, ama aslında değişen sadece vizyondur. Misyon aynıdır, makyajı güzel yapılmıştır sadece.

Yardımcı Erkek oyuncu ödülünü alan “Christopher Waltz” ise bu kategoride bu ödülü en çok hak eden kişiydi diyebilirim. Nasıl Jeff Bridges bir filmi alıp götürdüyse, Christopher Walts’da Inglorious Basterds filminin bel kemiği. Canlandırdığı SS subayı rolü hem fiziğine hem oyunculuğuna inanılmaz yakışıyor. Avurtlarını şişirip dolaşan Omaha aksanlı Brad Pitt filmde sönük kalırken, Chris Waltz oyunculuğu ile ışıyordu ki ödülünde sahibi oldu.

Benim açımdan ise hem uykumu uydum hem oscar ödüllerinin en can alıcı kısımlarını seyeredebilme şansı yakaladım. Umarım bu yıldaki performanslar ve filmler geçen yıldakileri aratmaz ve sinema zevkimizi kesintisiz sürdürebilme şansını devam ettirebiliriz.

Yorum Yapın »

Henüz yorum yapılmamış.

RSS feed for comments on this post. TrackBack URI

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: