Saykomatrixx's Blog

Ekim 30, 2009

Smart People (2008)

Filed under: Film-Dizi Yorumları — Etiketler:, — saykomatrixx @ 1:19 pm

İlk bakışta süper kadroyla güzel bir film, daha doğru söylemek gerekirse, komik bir film ile karşılaşacağınızı düşünebilirsiniz.

Hakkını yemeyeyim film komik. Komik olmayı zıtlıklar ve beklenilmeyen hareketlerle başarıyor. Filmin ilk yarım saatinde “Aman Allahım, bu bildiğin depresyon filmlerinden birisiymiş, ben ne yaptım” diyebilirsiniz. Ancak karakterlere alıştıkça, bilindik senaryo sürekliliğinin dışına çıkıldığını görüyorsunuz. Önceden tahmin edilemeyen replikler ve karakterlerin bir sonraki hareketine yönelik merak duygusu sizi filme bağlıyor.

Genel olarak senaryodan bahsedecek olursak, Dennis Quaid orta yaşların sonlarına yelken açmış, karısını kaybetmiş ve hayat-kariyer beklentilerini minimuma indirmiş bir İngiliz Dili profesörüdür. Kendi depresifliği, kibiri ve yanlızlığı içinde etkilediği ancak birisi kendini kurtarabilmiş 2 çocuğu vardır. Ellen Page küçük bayan mükemmel, oğlu Ashton Holmes ise üniversitede olmanın verdiği özgürlükte ailenin normal bireyidir. Bir gün Lawrencein (Dennis Quaid) üvey kardeşinin eve gelmesi ile yaşamlarında değişiklikler olmaya başlar.

Dennis Quaid artık yaşlandığını ve olgun baba, bilen adam rolleri zamanının geldiğinin farkında güzel iş çıkarmış. Her ne kadar  yaşlanmış olsa da bir depresif profesör rolü, takma göbek ve salaş bırakılmış bir sakalla  olunmuyor. Yine de hakkını yememek lazım, bir süre sonra kendisine alışıyorsunuz.

Ellen Page ise yeni bir Jennifer Connely geliyor havasında. Sadece yüz hatlarıyla değil, oyunculuğu ile de göz dolduruyor. İlk büyük iş yapan filmi Hard Candy den sonra istikrarlı bir ilerleyiş gösteriyor.

Sarah Jessica Parker, Matthew Brodercikle nasıl evlendi, Matti nasıl kandırdı belirsiz olsa da gözümde Sex&City nin ötesine geçemeyecek ve geçemiyor da.

Thomas Hayden Church ise herzamanki gibi. Salaş, serseri, işsiz akraba görüntüsünü başarıyla çiziyor. Ancak poposunu her filmde görmelimiyiz? Bunu kendisine sormak lazım. Poposunu göstermekten hoşlanıyor galiba.

İlk başta dediğim gibi depresif havasıyla sizi boğacakmış fikri oluşturan  film ilerlemedeki belirsizliği ile sizde merak uyandırıp bir süre sonra eğlence bile sunmaya başlıyor. Zeki ,akıllı ve başarılı insanların nasıl yalnız ve üzgün olabileceklerini, sıradan hatta kaybedenlerin nasıl mutlu olabileceklerini gayet güzel işliyor. Bir başyapıt olmasa da hafta sonu zaman geçirmek için izlenebilecek türeden bir film. Ancak sabır istiyor. Hemen vazgeçenlerden, başta sizi yakalamayınca ısrar etmeyenlerdenseniz başka filmlere yönelmenizi tavsiye ederim. İyi seyirler.

Yorum Yapın »

Henüz yorum yapılmamış.

RSS feed for comments on this post. TrackBack URI

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: