Saykomatrixx's Blog

Ekim 30, 2009

AİHM Kişisel Başvuru Semineri ve Günün Artıkları

Filed under: Gündelik — saykomatrixx @ 1:09 pm

19 Ekimde staja yeni başlamış olmanın verdiği heyecanla, bize katılmamız salık verilmiş, AİHM ile ilgili seminere iştirak etmek için sabah 8 de kalktım. İlk işim Memoyu arayıp, uyandırmak oldu. Güzel bir kahvaltının ardından üstümü giyinip Memoyu beklemeye devam ettim. Niye mi? Çünkü kendisini 8 de uyandırmama rağmen paşam saat 8:45 e kadar yataktan çıkmamış. Velhasıl kelam, çok idealist bir şekilde ABEM’in yolunu tuttuk, seminere teşrif ettik.  saat 9:45 te başladı. 2 avukat, Hüseyin ve Ayhan beyler AİHM mahkemesi kuruluşu, organları, yapısı, AİHM içeriği, başvuru dilekçesi nasıl düzenlenmeli konularında gayet güzel bilgiler verdiler. 2 tane pratik uygulama da yaptılar. Allahtan öğlen molasında  güzel bir öğlen yemeği verdiler de, beynimize giden glikoz oranını ayarlayabildik. Öğlen molasında Memoya 1 peki ısmarladım, oda karşılığında bana beleşe dağıtılan çaylardan verdi (hımmm, ifaların karşılıklarında nispetsizlik var), Akşam çıkışta da boş boğazlığım sayesinde 1 adet kağıt helva yemeye hak kazandı aynı Memo bey. Gerçi helva biraz bayattı ama olsun, ben ısmarlamıştım, beleş mal baldan tatlıydı.

Çıkışta Kızılaydan CePa alışveriş merkezine uzandık. Sinemaya gitme duygularımız depreşince de Tropic Thunder filmine bilet aldık. ( Bu biletler memodan dı. O kadar besledim büyüttüm, bir peki ne kadar haberiniz varmı :P) Sonra aklıma esti bir iddaa kuponu yaptım saat 19:00 dan sonraki maçlara. 6 maça 35  lira veriyordu. Oran iyiydi, cebim ısınmıştı ama başıma geleceklerden habersizdim.

Ordan her zamanki çakallığımız ile D&R a girdik ve akşam emuleden indirmek için dvd beğendik. Şunu seyrettim bunu izlemedim, bu bok gibiydi, 5 para etmez diye filmlere kulp taktıktan sonra kitapları inceledik. Doğumgünü yaklaşan yeğenimin sipariş verdiği kitabı aradık bir süre. Arayıp da bulamayınca telaşlandık ama azimle zıçtığımız için emelimize ulaştık ve 15 YTL lik fiyatıyla ve 20 sayfasıyla köte kaçacak gibi duran Barbie kitabını kimse  bulamasın diye iyice sakladık. Tam ayrılacağız derken Memoya cebindeki cüzdan ağır gelmiş olacak ki Hammerin Osmanlı Tarihi kitabıyla birleştirilip kampanya yapılmış Ahmet Cevdet Paşanın Osmanlı Tarihi eselerini- 50 YTL lik fiyatıyla- gördük. Ben lan iyiymiş, alınır. Keşke para olsaydı geyiği yapıp, eserleri elleyip bıraktım, ama Memo bırakamadı ve kendisine bir adet 50 lik bankota malolan alışveriş sözleşmesini hemen kurdu. Baktım iş 50 lirayla kalmayacak kolundan tuttum dışarı sürükledim, gidelim paramızla beynimizi değil karnımızı doyuralım dedim. Fikir aklına yattı, sonuçta oda enerji almak için gıda ile beslenmeliydi.

Ne yiyeceğiz dedim hamburger gak guk  demesine fırsat bırakmadan, ben döner yiyecem sende döner ye diyerek oldu bittiye getirdim olayı. Hostada gobit ekmeği yoktu, Memoyu dürüm döner siparişi ile başbaşa bırakıp bi aşağıdaki dönerciden gobit ekmeğe tavuk dönerimi aldım. (Bu arada yemekler benden di) Yanına kolamı ekledim, oturduk yemeğimizi yedik.  Daha sonra havadan sudan geyikler, balkonda sigara içme sefasından ve 1er bardak çaydan sonra. Film zamanı geldi. Koştur koştur gittik. Salonda 21:10 seansında 4 kişiydik. arkada 1 çift ( sanki kasten gelmişler gibi. Kuytuda napacaklarsa) önde de göz göze diz dize Memoyla ben. Film vasattı. Ama seyredecek başka film yoktu. Gecenin bir saati çıktık. CePa boşalmıştı, heryer kararmış, in ve cin halısaha maçı çeviriyordu. Korktuk, ürperdik. Çıkışa doğru yaklaştık. Bu ara Memo koskoca Boyner niye alarm taktırmış, zaten gece 40 tane bekçi var dedikten 30 saniye sonra Boynerin alarmı kulakları yırtarcasına ötmeye başladı. Lan acaba arkadaşları iş üstündemi manasıyla Memonun yüzüne baktım ama o hay a.q. lafı ettik sonrada göt olduk manasında başını öne eğdi, mahsunlaştı. Dayanamadım sırtını sıvazlayıp, olur böyle şeyler, her delikanlı yaşar dedim. Gözlerimiz doldu. Aramızdaki bağ daha da güçlendi. Arabaya doğru yollandık ve sağolsun beni eve bıraktı. Ayrılmamız çok zor oldu. Ama herkesin kendi ailesi vardı. Arabasıyla yavaş yavaş uzaklaşırken gözlerimden 2 damla yaş süzüldü. El salladım ama görmedi, ben de anahtarla kapıyı açıp eve girdim. Gözlerimden uyku akıyor, yatayım zıbarıyım dedim. 8 saatlik seminer ve mayışmış beynim daha fazla dayanamadı. Tam soyunurkem gömlek cebimdeki iddaa kuponunu farkettim. Heyecanlandım, maçlar ne olmuştu acaba ? Maçkolikten baktıkça keyfim yerine geli. Derken Barselona maçına üst oynadığımı ve maçın alt bittiğini fark ettim. İşin kötüsü diğer tahminlerim tutmuştu. A.Q. barselonası ve benzeri küfürleri sıralayıp uyumak için yatağa yollandım, ama yatakta işgalci yeğen vardı. Onu duvar kenarına ittirip kendime yer açtım. Kafayı koyduktan sonra bayılıp kalmışım. Ama sabah uyandığımda aklıma ilk Barselona takımının yediği halt geldi. 2 gol daha atamamış hipneler diyerek yataktan kalktım.

Yorum Yapın »

Henüz yorum yapılmamış.

RSS feed for comments on this post. TrackBack URI

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: