Saykomatrixx's Blog

Kasım 1, 2009

Haiku Nedir?

Filed under: Gündelik — Etiketler:, , , , , , , — saykomatrixx @ 8:58 pm

anime seyretmekten kaynaklanan istemsiz bir Japon kültürü ile gelişmiş interaksiyonum oluyor. Geçen gün çeviri notlarında gördüğüm Haiku’nun ne olduğunu merak ettim, biraz araştırdım. Efendim edindiğim bilgilere göre Haiku bir Japon Edebiyat eseri. Şiir tadında, bizim beyit ile dörtlük arası bir nazım çeşidi. 3 dizeli ve hece sayısı olarak 5-7-5 olarak toplam 17 hece şeklinde düzenlenen ve genel olarak insan duygularını, yaşadıklarını, lirik olarak, kapalı anlamlar olmadan olabildiğince sade şekilde ifade etmek temel maçtır. Haiku deneyen Türk yazın hayatından kişiler arasında Orhan Veli, İlhan Berk, Sina Akyol, Enis Batur, Melisa Gürpınar, Oruç Auroba gibi yazarlarımız ve şairlerimiz varmış. Bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıpmış ayrıca.

ölüme ne kadar yakın
unutulmaz çocukluğumun
ağır çiçekli ıhlamur ağacı.

Yelda Karataş.

Ekim 30, 2009

Türk Olmak Nedir? Nasıl Hissetmektir?

Filed under: Gündelik — Etiketler:, , , , , — saykomatrixx @ 3:14 pm

E-posta adresimde uzun zamandır sakladığım, arada açıp baktığım bir metindir aşağıdaki. Paylaşmak istedim.

 

Aslında çok şeydir, Türk olmak.
Türk olmak, Osmanlı’nın borcunu ödemektir. Hovarda babanın borçla yaşayan evladı gibi.
Kosova’da ve Bosna’da, Batı Trakya’da ve Makedonya’da bilmem kaç asır geçmişte kalan meselelerin hesabını vermektir.
Türk olmak Kıbrıs’ta, Hocalı’da, Anadolu’da ve Balkanlar’da soykırıma uğrayıp karşılığında yapmadığın soykırımla suçlanmaktır.
Türk olmak faşist olmaktır, vatanına, milletine, tarihine sahip çıktığında…
Türk olmak demokrat ve çağdaş olmaktır, vatanına, milletine, tarihine sövdüğünde…
Türk olmak lisanının Avrupa’da yasaklanmasıdır ve yine Türk olmak kendini ve derdini anlatamamaktır.
Türk olmak Avrupa’da hor görülmektir, Ataların bir çok asır önce Viyana’yı kuşattığı için ve hoş görülmemektir tabii ki sadece kuşatıp; Napolyon gibi bütün Viyana’yı yakmadığın için.
Türk olmak Selanik’te Pontus Anıtı’nın, Viyana’da çiğnenen yeniçeri minberinin ve Malta’da papazın üzerine bastığı Türk bayrağı heykelinin önünden geçmektir.
Türk olmak zordur, çetindir ve eziyetlidir. Üç kıtadan dönüp, bir küçük yarımadada misafir muamelesi görmektir.
Türk olmak sayısız imparatorluk kurmaktır, aynı zamanda sayısız imparatorluk yıkmak DA Türk olmaktır.
Arabaya koşulan ilk atın vatanında, ilk yazılı antlaşmanın imzalandığı yurtta, yazının bulunduğu, paranın icat edildiği her metrekaresinden bereket fışkıran bu yurtta, kalkınmak için yabancı sermaye beklemektir.
Türk olmak; Truva’dan bu yana, Sümer’den bu yana serpilerek gelse de, tarihten eski bu topraklarda, bütün zamandan damıtılarak gelen yüksek değerlerine rağmen, bir haftalık hafıza ile yaşamaktır.
Doğu Roma’yı da Batı Roma’yı da yıkıp, yeni Roma olan AB’ye girmeye çalışmaktır Türk olmak.
Türk olmak, Mostar’da köprüdür, Kerkük’te kaledir, İstanbul’da Kızkulesi’dir, Anadolu’da buğdaydır, Çukurova’da pamuktur, Ege’de tütün, Karadeniz’de fındık, Trakya’da ayçiçeğidir.
Türk olmak Çanakkale’de ölmektir. Çanakkale’de ölmeden önce düşmana su vermektir, onun yaralısını sırtında kendi hastanesine taşımaktır.
Düşmanın ardından rahmet okumak, kanlısından helallik almaktır.
Sabahları odana rahmet dolsun diye, camı açmaktır. Kar yağdığında kayak yapmayı değil, evsizleri düşünmektir. Balkon köşesine kuşlar için, kışın ekmek kırıntısı, yazın su koymaktır. Yağmura rahmet, Kara bereket diye bakmaktır.
Türk olmak, harap bir ülkede, zengin ülkelerin müstemlekesini reddedip, tahtadan kılıç ve ipten üzengi ile, paylaşacak ve sahiple n ecek tek varlığı fakirlik olmasına rağmen, yedi düvele meydan okumaktır.
Türk olmak askere davul-zurna ile uğurlanmaktır, belki de dönmeyeceğini bilerek. Türk olmak, annenin şehit oğlunun ardından ‘Bir oğlum daha olsun, onu da vatan için göndereceğim.’ demesidir. Babanın gözyaşlarını tutarak, tabutuna son kez dokunurken ‘Vatan sağ olsun!’ demesidir.
Türk olmak ‘Türk çayında radyasyon olmaz!’ yalanları ile, ‘Gusül abdesti alana AIDS bulaşmaz!’ dolanları ile yaşamaktır.
Her hükümetin enkaz devraldığı, AMA asla ardında enkaz bırakmadığı ülkede olmaktır.
Türk olmak, ecdadın yaşadığı kıtlıktan dolayı, çayın yanında gelen şekerden fazla olanı garsona geri vermektir. Aynı nedenle Türk olmak, yemeği ziyan etmekten korkmaktır. Göz hakkına, diş kirasına saygıdır.
Türk olmak. Evindeki bir kap aşın yarısını tanrı misafirine vermektir. Kendi yerde, misafiri döşekte yatırmaktır Türk olmak.
Türk olmak, milli maçta ağlamaktır. Ayhan Işık’a, Belgin Doruk’a aşık olmaktır. Türk olmak, aşkını ölesiye sevmektir. Aşkı için ölmektir, öldürmektir. Sevdiceğinin elini bir kez tutamadan, toprağa girmektir.
En güzel aşk şiirlerini yüreğinde hissetmektir. Eşkıyaya türkü yakmaktır, Türk olmak.
Milletine sövmektir, AMA başkasına sövdürmemektir, Türk olmak.
Türk olmak Yunus’u bilmektir, Aşık Veysel’i sevmektir. Mevlana’yı, Hacı Bektaş-ı Veli’yi ve Hoca Yesevî -tek bir satırını okumasa DA yüreğinde taşımaktır.
Türk olmak, saz çaldığında, ney üflendiğinde, kös dövül düğünde ve kaval çaldığında, yüreğinin derinlerinde bir sızı sezmektir, bir de Yemen Türküsü’nde…
Hayatın sana verdiklerine ‘Nasip’, vermediklerine ‘Kısmet’ demektir. Her işin ‘Hayırlısına’ inanmaktır ve ağlamamak için çok gülmekten çekinmektir.
Türk olmak, Asya’da batılı, Avrupa’da doğulu diye tepki görmektir.
Irk sözünü bilmeden yaşamak, yaradılanı Yaradandan ötürü sevmektir.
Magazin programları ile dizilerin arasına sıkışsa DA, silkinip üzerindeki ölü toprağını atabilmektir.
Türk olmak, mahalle maçı için aynı saatte, on kişi buluşamazken, milyon kişinin bir araya gelmesidir.
Tavla oynarken bile kavga ederken, milyon kişinin kavga etmeden gösteri yapabilmesidir.
Türk olmak, buhran zamanında Arjantin’de de mağazalar yağmalanırken, daha ağır buhranda sıraya girerek, sorumlusuna en ağır cezayı tek bir cam kırmadan sandıkta kesmektir.
Türk olmak en zayıf gününde bile dünyaya meydan okumak, en dertli gününde bile her ufunetin bir şafakta biteceğini bilerek tevekkül göstermektir.
Zor iştir Türk olmak. Türk olmak Anadolu’da her düşen yağmur damlasına hamdetmek, her çıkan başak için şükretmektir.
Türk olmak, medeniyetler mezarlığı Anadolu’da dik durabilmektir.

Windows 7 Üzerine Düşünceler

Filed under: Teknoloji — Etiketler:, , , , , , , , — saykomatrixx @ 1:33 pm

Microsoft’un yeni işletim sistemi Windows 7 ile ilgili haberlere her gün bir yenisi ekleniyor. Windows 7′nin en düşük sistem gereksinimleri, eklenen özellikler ve yenilikler ve piyasaya sunulması düşünülen sürümler ile ilgili haberler internet üzerinde tabiri caizse fink atıyor.

Windows 7 ile ilgili son haberlerin kaynağı şirket yetkililerinden Bill Veghte. Kendisine dayandırılan haberlere göre Windows 7 sürümü Microsoft’un Vista ile başlattığı kullanıcıya göre sürüm uygulamasını devam ettirecek. Windows 7, Vista’ya benzer bir pazarlama stratejisi ile Starter, Home Basic, Home Premium, Professional ve Ultimate olarak kullanıcıların beğenisine sunulacak. Peki bu sınıflandırma gerçekten yapılmalı mı? Acaba Microsoft, Windows Vista ile beraber kullanıcıya göre işletim sistemi uygulamasında başarılı oldu mu? Ya da kendini kullanıcılara tam olarak anlatabildi mi?

Vista örneğini inceleyebiliriz. Yeni bir PC veyahut dizüstü bilgisayar aldığımızda Vista’nın belirli bir sürümü de sistemimizde yüklü gelmekte. Bizim yerimize bilgisayar üreticileri sistem bileşenlerini değerlendirerek en uygun Vista sürümünü bilgisayarımız ile birlikte vermekteler. Peki markalı ürün almayıpda lisansı kendisi edinen kullanıcılar nasıl bir seçim yapmalı? Microsoft yazılımcıları bu durum içinde bize yardımcı oluyorlar. Windows Vista Yükseltme Danışmanı programını internetten bilgisayarımıza indirerek sistemimizde bulunan bileşenlere en uygun Vista sürümü programca öneriliyor. Acaba bu programın önerisine göre işletim sistemimizi seçebilir(miy)iz!?

Açıkçası deneyimli kullanıcıların bu önerilerden hiç hoşlanmadığını söyleyebilirim. Daha önce sizin elinizde olan seçim hakkının sizden alınarak, size ne seçebileceğinizin söylemesine dönüşmesi hiç hoş bir durum değil. Bilgisayarının performansını üç aşağı beş yukarı tahmin edebilen kullanıcılar Vista Yükseltme Danışmanının kendilerine önerdiği sürüm ile ilgili hiç memnun kalmıyorlar.

Vista işletim sistemi resmi olarak satılmaya başlanalı iki yıl oldu. İki yıl zarfında Microsoft verilerine göre 200 milyon adetten çok Vista lisansı satıldı ayrıca bir servis paketi yaması çıkarıldı ve ikincisi de yolda. Fakat biraz sonra bahsedeceklerim sizi gerçekten de şaşırtabilir. Vista piyasaya sürüleli bu kadar süre geçmesine ve bu kadar lisans satmasına rağmen işletim sistemleri pazarındaki payı ne kadar sizce? % 22.48*. İki yıldır satılan ve pek çok versiyonu olan Vista’nın mevcut işletim sistemleri kullanımındaki payı gerçekten hiçte iç açıcı değil. Üstelik yeni nesil işletim sistemi ile kullanıcıların kafasında yeni bir kavram karmaşası yaşanmaya başlanacak. Beş sürüm şeklinde çıkartılacak Windows 7’nin 32 ve 64 bit olarak ayrışacağını da düşünecek olursak on’a yakın çeşidinin satışa sunulacağına kesin gözü ile bakabiliriz. Vista’nın kendi sürümleri ile beraber piyasada tam bir versiyon ve sürüm karmaşası yaşanmaya başlanacak. Bu kadar karmaşıklaştırmaya gerek kalmadan Microsoft daha akılcı bir satış yöntemi geliştirebilir. Örnek olarak bir sürüm temel alınarak (Home Premium olabilir) bu sürümün üzerine web üzerinden yapılacak ücretli yükseltmelerle kullanıcıya özgür seçim hakkı bırakılabilir.

Açıkçası kişisel görüşüm XP’den sonra Vista ile başlayan süreçte Microsoft’un kendini son kullanıcıya anlatmakta yetersiz kaldığı. Herkesin kullanabileceği bir veya iki sürüm ile yetinmek yerine, her yeni sürümde insanları işletim sistemi çeşidine boğmak ve kalkıp yeni işletim sisteminin pazar patlaması yaşamasını beklemek gerçekten hayalperestlik. XP’nin bu kadar süre pazar hakimiyetini devam ettirmesi ne çok iyi olmasından ne de çok güvenilir olmasından dolayı kaynaklanıyor. Kullanıcılar karmaşık işlemlerle uğraşmadan, neyi seçeceklerini düşünerek kafaları karışmadan, tek bir cd ile bilgisayarlarına işletim sistemlerini yüklüyorlar. Microsoft, sistem yöneticilerini ve deneyimli kullanıcılara kulak verdiği kadar asıl hedef kitlesi olan deneyimsiz, acemi kullanıcıları da göz ardı etmemeli.

Windows 7’nin son sürümünün ve çeşitlerinin hazırlanıp piyasaya sürülmesine daha 1 yıldan fazla zaman var. Umarım Microsoft, Vista hatasından ders alır. Ancak son gelen açıklamalar hiçte iç açıcı değil. Unutulmamalı, başarı gibi başarısızlıkta üretim ve pazarlamanın bir sonucudur.

* Veriler net applications sitesinden alınmıştır.

Theme: Silver is the New Black. WordPress.com'dan blog alın.

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.